Çok kötü geçen sezon, sonunda güzellikler ile sona erdi. Genel sezonun aksine beklentilerin çok üstünde bir yerde sezonu tamamladık.
Çok sevdiğim Galatasaray'ımın bu sene için ümidi kalmadığında yenilmesi için dua etmiştim. Sırası ile Adnan Sezgin'den, futbolculuğuna taptığım ama mahalle takımında bile teknik direktör yapılamayacak kadar kötü olan George Hagi'den ve iyi niyetinden şüphe etmediğim ama başarısızlığı kabullenmeyip gitmemek için direnen Adnan Polat'tan kurtulmanın tek yolu buydu. Ve her öngörüm sıra ile gerçekleşti.
Gönüllerin olmasa da mantığın başkanı kazandı. Üzüldüğüm nokta Ünal Aysal'ın bu göreve atanmasıdır. Perde arkası güçler kendisini atamıştır. Ama ilk ropörtajlar ve ilk izlenimler, mesafeli davranışları ile karizmatik bir çizgide durması en büyük artısıdır. İzlediğim ropörtajlarında parasal sıkıntıdan bahsetse bile konu transfer olunca asla tabiri doğru ise "fakir edebiyatına" sarılmamıştır. Daha önce farklı platformlarda dediğim gibi maddi darboğaza girildi ise buradan tek çıkış yolu sportif başarıdır. Bu da ancak daha fazla borçlanarak daha güçlü bir takım oluşturulmasıdır. Küçülerek, 5 yıl sonra adam olacak deyip adam alarak asla maddi getirilerin olan işler yapılamaz. Bunun en güzel örneği Real Madrid'tir.
Gelelim hoca seçimine....
Fatih Terim'in asla GS nin başına geçmesini istemem, istemedim. Ancak hırsları, sevgisizliği, mutsuzluğu vb. duyguları kenara bırakırsak,
İçinde bulunulan tükenmişliği sona erdirecek kişi ne yazık ki! Fatih Terim'dir. Kendi adıma 1 yıl Fatih Hoca'ya sonuçlar ne ise sahip çıkmalıyız. Tr'de yaşayan, milli takımda görev yapmış biri için ve özellikle üst düzey bir hoca için 1 yıl yeterli belki de fazla bir süredir. Tüm GS lilerden ricam sabırla bekleyelim.
Tüm bu gelişmeler dışında sevindiğim ayrı bir nokta ise kaleci antrenörünün değişmesidir. Tam incelemedim ama 10 yıldır yaklaşık Nezihi Hoca GS kaleci antrenörü. Bize transfer olmuş 1 kaleci üzerine bir şey koyup ilerlememiştir. Bu kabul edilemez. Ufuk fiziksel özellikleri ve GS'a gelmeden önceki performansı ile parmak ısırtıyordu. Ama ne oldu ? Sıradan, yuhalanan bir kaleci oldu. Gelecek sene iyi bir kaleci ve arkasında Ufuk olmalıdır. Taffarel ile Ufuk'un , FB'li Volkan kadar başarılı olacağına inanıyorum. Kalemizi 2 yıl sonra iyi bir Türk kaleciye teslim etmeliyiz.
Açıklanan transferlerin kalitesini tartışamayız. Merak ettiğim açıklanmayanlar. Özellikle Ünal Başkanın %100 futbolda açıkladığı 1 haftaya kadar çok kaliteli kaleci ismine odaklandım. Bana göre isim bu durumda çok önemli değil. Önemli olan Ünal Aysal'ın duruma ne kadar hakim olduğudur. Ve taraftara verdiği sözünü tutmasıdır. Kaliteli isim dendiğinde göreceli olarak isim üzerinde tartışmalar olabilir. Ama başkanın 1 hafta sözünün tartışması olmaz. 1 Hafta göreceli değildir.
Tugay Hoca'nın göreve devam etmesi konusunda çok net fikre sahip değilim. Sebebi ise zor zamanda (ki bunun sorumlusu yönetimdi) takımda 1.adamlık sıfatını kabul etmemesidir. (medyadan okuduğum) Cesaretli davransaydı bugün BJK nın Tayfur Havutçu hamlesini biz de Tugay olarak görebilirdik.
Sonuç olarak,
Yeni sezon, yeni hoca, yeni kadro, yeni yönetim .......
Umutluyum....